Quartz Kristal Ses Çatalı

Quartz Kristal Ses Çatalı

 

Bugün önce biraz kuvars kristalinin maddesel ve hissel etkisinden bahsedelim ve ardından kuvars kristal ses çatallarımıza değinelim.

Daha önce Quartz (Kuvars) Kristal Ses Kaseleri blog yazımızda kuvars kristal ürünlerimizin Saf Kuvars olan Silis kumundan yapıldığından bahsetmiştik. Şimdi de biraz ne tür işlemlere tabi olduğuna bakalım: Silis kumu neredeyse 4.000 santigrat derecede ısıtılarak, içlerinde herhangi başka bir katkı maddesi kullanılmadan %99.998 oranının üzerinde saf kuvars kristal enstrümanına dönüşecek şekilde işleme tabi tutuluyor.

Biraz daha kafamızda iyi canlanması için şu örnekleri seninle paylaşıyorum: Normal bir camın gördüğü ısıl işlem sıcaklığı 1.500 santigrat derece civarındadır. Güneş'in yüzey sıcaklığının 5.500 santigrat derece civarında olduğunu da biliyoruz.

4.000 santigrat derece sıcaklığa kadar dayanıklılık gösterebilen doğal ve saf bir malzemeden bahsediyoruz. Bu sıcaklıkta zararlı partiküllerin ve zararlı ışınların yaşamını sürdürmeye devam edemediğini biliyoruz. Ateş bu sıcaklık değerlerinde büyük bir temizleme aracı ve arındırma gücü olarak kullanılmış oluyor.

Bu derece yüksek ısıl işleme tabi tutulup bir kuvars kristal enstrümanına dönüşen her ürün içinde Gökkuşağının 7 rengini yani 7 Çakra rengini barındırır. Bu da ayın zamanda 7 sese yani 7 notaya denk gelir. Aşağıdaki tabloya göz atabilirsin. Tabii ki ara renkleri ve ara notaları da barındırır. Bu sebeple tabloyu biraz detaylandırdım. İleride 114 çakradan bahsederken işimize yarayacaktır.

 

Çakraların bedenin enerji kanalları üzerindeki merkez noktaları olduğunu biliyoruz. Bu enerji merkezlerini uyaran sesler kuvars kristali ile yaptığımız çalışmalarda, renkler ile birlikte gelen harmonik bir titreşim oluşturur. Bunu, holografik bir şekilde renkten renge dolaşan bir ışığın tüm bedeninin içinde yankılanması gibi düşünebilirsin.

İşte biz bu saf ışığın çalışma yaptığımız kişinin Aurasına aktarıldığının farkındalığı ile kişinin iyileşmesine yardımcı olduğunu gözlemleyebiliyoruz. Bu sürecin farkındalığını genişlettiğini, bilincinde olumlu bir değişim yarattığını ve duygusal tıkanıklıkları bir ipi gererek düzleştirdiğimiz gibi çözdüğünü görebiliyoruz. Çakralar üzerinde yaptığımız bu uygulamanın kişinin orijinal benliğiyle hizalanmaya yardımcı olduğunu söyleyebiliriz. Sadece bedende değil, titreşimsel farkındalık arttıkça elektromanyetik alanını yani Aurasını dengelediğini de görebiliyoruz.

Frekanslar ve enerjiler ile çalışmaya başladığımızda ilk başta bu çalışmalar bize hissel olarak gelecektir elbette. Çalışmalarımız derinleştikçe sesler, renkler ve tüm duyu uyaranlarının bir bütünlük kazandığını farkediyor olacağız. Bu da bize tam olarak fiziksel, duygusal ya da enerjisel bedenlerden hangisine ve nasıl dokunmamız gerektiği bilgisini veriyor olacak. Çalışmalar esnasında istediğimiz en önemli şey duyusal farkındalığımızı açık tutmamızdır. Çünkü o zaman farkederiz ki iyileşme kendi kendine gerçekleşmektedir.

Ürünlerimizin notalamalarından bahsedelim: Yukarıdaki ilk tabloda gördüğün gibi müzik skalasına göre ürünlerimizi akort ediyoruz. Tüm kuvars krital ürünlerimizi 432 hz tabanlı olarak akort ettiriyoruz.

Çalışmalarımızın ve uygulamarımızın amacına ve yönüne göre ve kullandığımız malzemenin derin dokusuna göre 440 hz, 444 hz ya da C256 hz olarak akortlamalar da yapıyoruz.

Bu akortlama süreci tecrübe ve emek isteyen bir süreç. Sana sonraki blog yazılarımızda kullandığımız 432hz, 440 hz, 444 hz (senfonik) ve C 256 hz (bilimsel) taban frekanslarını ve kullanmadığımız diğer frekanslar ile ilgili daha detaylı bilgi aktarımı da yapacağız. Buralarda çok kafa karışıklığı var, biraz çözümlemek herkes için özellikle de ses, titreşim ve frekanslar ile ilgilenenler için faydalı olacaktır. Yazılarımızı takipte kal lütfen.

..

Kuvars ses çatallarımıza geri dönelim. Her bir kuvars ses çatalımızı belli bir notaya ve frekansa denk gelecek şekilde akort ediyoruz. Daha geniş çaplı çatallarımız ile daha kök titreşimler alabiliyoruz. Biz de özellikle kök sesleri daha geniş çaplı çatallarımızda ve tiz üst çakra seslerini de daha ince çaplı çatallarımızda kullanıyoruz. Yaptığımız bu özel frekans akortlamaları, uygulamarında en iyi ve en güçlü etkileri alabilmen için özel olarak ayarlanıyor.

Kristal ürünlerimiz genel olarak tam bir müzik enstrümanı gibi kullanılabileceği gibi tamamen; fiziksel, duygusal, duyusal, enerjisel ve titreşimsel iyileşme aracı olarak da gönül rahatlığıyla kullanılabilir.

Biz bugün her çakranın belli organları temsil ettiğini biliyoruz ve bunun üstünde iyileştirme ve dengeleme çalışmaları yapabiliyoruz. Biraz daha derinleştirelim ve hangi frekans değerlerinin hangi fiziksel organlara denk geldiğine bakalım aşağıdaki tabloda.

Özel frekanslara akortladığımız kuvars kristal ses çatalları ile bu yukarıdaki tabloda görebildiğin her türlü fiziksel ağrının iyileşmesi için çalışmalar yapabiliyoruz. Burada ses çatalını kendi ya da çalışma yaptığımız kişinin vücudu üstünde kullanırken hali hazırda ayarladığımız frekans aralığı ile organların titreşimi arasında otomatik olarak bir dengelenme sağlanıyor. Bu da kolayca ve hızlıca organların frekanslarını sağlıklı olarak bildiğimiz frekans değerlerine yaklaştırıyor.

Kuvars kristal ses çatallarımız bu tür çalışmalarda çok hızlı etki alabileceğimiz enstrümanlardır. Kullanımında herhangi bir yanlışlık yapılması sözkonusu değildir. Kolaylıkla, keyifle, neşeyle ve gönül rahatlığıyla kullanılabilir. Öyle de kullanılması tavsiyemizdir.

Kristal çatallar ile çalışmanın diğer metal çatallar (diyapazon) ile çalışmaktan farkı nedir diye soracak olur isek: İnsan vücudundaki her hücre geometrik kristal bir yapıya sahiptir. Bu yapı vücudunun kuvars kristallerinin frekanslarıyla hızlıca rezonansa girmesine yardımcı olur. Bir kuvars kristal çatalının titreşimsel rezonansı bir metal ses çatalına göre çok daha net ayaralanabiliyor. Şu anda bilinen en saf rezonansı veren ürünler kristal ürünlerdir. Kristal bir ürünün saflık derecesi, titreşimsel dayanıklılık gücü ve frekans ve notalama netliği alüminyum metal alaşımlı bir ses çatalına göre kat be kat daha fazladır.

İnsan vücudu en alt, en üst ve tüm ara skalalardaki titreşim farkındalığı alabileceğimiz bir yapıya sahiptir. Tabii bunu 5 duyumuzun ötesine geçerek alabileceğimizi de buraya not edelim.

Sen kendi bedeninde tüm evreni farkedebilir ve keşfedebilirsin. Kendine derinlemesine baktığında anlamaya başlarsın ve işte o zaman dışarıdaki herşeyi de görmeye ve anlamaya başladığını farkedersin.

Derin bir huzur barındıran sağlıklı bir zihin ve beden ile kal.

Sevgilerimle.